<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>blog: mumkokusu</title>
    <link>http://www.sosyomat.com/</link>
    <language>tr-tr</language>
    <ttl>40</ttl>
    <description>blog: mumkokusu</description>
    <item>
      <title>Kom&#252;nist Manifesto: Teorinin Prati&#287;i, Prati&#287;in Teorisi</title>
      <description>Karl Marx ve Friedrich Engels Kom&#252;nist Manifesto'yu 1848 Alman Devrimi ba&#351;larken kaleme alm&#305;&#351;lard&#305;. Manifesto tarihin testinden ge&#231;ti. 160 y&#305;l sonra hala kapitalizme kar&#351;&#305; yapacak bir&#351;eyi olanlara zihin a&#231;&#305;kl&#305;&#287;&#305;, kendine g&#252;ven, giri&#351;im cesareti sunmay&#305; s&#252;rd&#252;r&#252;yor. 

Ertu&#287;rul K&#220;RK&#199;&#220; 

160 y&#305;l &#246;nce bug&#252;n, hen&#252;z adlar&#305;n&#305; kendi k&#252;&#231;&#252;k gizli &#246;rg&#252;tleri "Kom&#252;nistler Birli&#287;i" &#252;yeleri d&#305;&#351;&#305;nda kimsenin bilmedi&#287;i iki Alman devrimcisinin kaleme ald&#305;&#287;&#305; modern kom&#252;nizmin ilk manifestosu yay&#305;nlanm&#305;&#351;t&#305;:  Kom&#252;nist Manifesto. Aradan ge&#231;en birbu&#231;uk y&#252;zy&#305;l&#305; a&#351;k&#305;n zamana kar&#351;&#305;n Karl Marx ve Friedrich Engels'in "zincirlerinden ba&#351;ka kaybedecek bir&#351;eyleri olmayan" b&#252;t&#252;n &#252;lkelerin i&#351;&#231;ilerini "koca bir d&#252;nyay&#305; kazanmaya" &#231;a&#287;&#305;ran bildirgeleri, insanl&#305;&#287;&#305;n neden kapitalizme kar&#351;&#305; aya&#287;a kalkmaks&#305;z&#305;n edemeyece&#287;ini bug&#252;n de en inand&#305;r&#305;c&#305; bir bi&#231;imde a&#231;&#305;klamaya devam edebilen, daha m&#252;kemmeli hen&#252;z kaleme al&#305;nmam&#305;&#351; bir d&#252;nya &#231;ap&#305;nda devrim &#231;a&#287;r&#305;s&#305; olarak de&#287;erini koruyor, hatta belki de kapitalist k&#252;reselle&#351;me &#231;a&#287;&#305;nda as&#305;l de&#287;erine kavu&#351;uyor. 

Francis Fukuyama'n&#305;n Marx'a y&#246;nelik bir istihzayla "Tarihin Sonu..."nu ilan etmesinden sadece yedi y&#305;l sonra BBC'nin yapt&#305;&#287;&#305; online anket d&#252;nyada "biny&#305;l&#305;n en b&#252;y&#252;k d&#252;&#351;&#252;n&#252;r&#252;"n&#252;n Karl Marx olarak g&#246;r&#252;ld&#252;&#287;&#252;n&#252; ortaya koymu&#351;tu.  

Manifesto'nun 1848 Devrimleri deneyimi &#305;&#351;&#305;&#287;&#305;nda Marx ve Engels taraf&#305;ndan yorumlan&#305;&#351;&#305;na ili&#351;kin a&#351;a&#287;&#305;daki makale 1987'de Sosyalizm ve Toplumsal M&#252;cadeleler Ansiklopedisi'nde yay&#305;nlanm&#305;&#351;t&#305;. Manifesto'yu 160. y&#305;l&#305;nda an&#305;msama ve tart&#305;&#351;maya katk&#305;s&#305; olsun diye yeninden yay&#305;nlamak istedim. 

Teorinin Prati&#287;i, Prati&#287;in Teorisi  
Karl Marx, 1848 Devrimleri'nin ba&#351;ar&#305;l&#305; bir proleter devrimine d&#246;n&#252;&#351;mesine ili&#351;kin sonuncu umudunun da Fransa'da III. Napol&#233;on'un darbesi ile y&#305;k&#305;lmas&#305;n&#305;n ard&#305;ndan giri&#351;ti&#287;i bir genel muhasebe olan Louis Bonaparte'&#305;n 18 Brumaire'i'nde &#351;unlar&#305; yazm&#305;&#351;t&#305;: 

"&#304;nsanlar, tarihlerini kendileri yaparlar, ama bunu, kendi keyiflerine g&#246;re, kendi se&#231;tikleri ko&#351;ullar i&#231;inde de&#287;il, do&#287;rudan verili olan ve ge&#231;mi&#351;ten miras kalan ko&#351;ullar i&#231;inde yaparlar. &#214;l&#252; ku&#351;aklar&#305;n b&#252;t&#252;n gelene&#287;i, olanca a&#287;&#305;rl&#305;&#305;yla ya&#351;ayanlar&#305;n zihinleri &#252;zerine &#231;&#246;ker ve onlar kendileriyle birlikte kendi d&#305;&#351;lar&#305;ndaki d&#252;nyay&#305; bir ba&#351;ka bi&#231;ime d&#246;n&#252;&#351;t&#252;rmekle, yepyeni bir &#351;ey yaratmakla u&#287;ra&#351;&#305;r g&#246;r&#252;nd&#252;kleri zaman bile, &#246;zellikle devrimci bunal&#305;m d&#246;nemlerinde, korkuyla ge&#231;mi&#351;teki ruhlar&#305; kafalar&#305;nda canland&#305;r&#305;rlar... 

"...Proletarya devrimleri, 19. y&#252;zy&#305;l devrimleri olarak durmaks&#305;z&#305;n kendilerini ele&#351;tirir, ilerleyi&#351;leri boyunca kendi geli&#351;melerini s&#252;rekli yar&#305;da keser, tamamlanm&#305;&#351; olana geri d&#246;nerek onu tazelemek ve canland&#305;rmak i&#231;in ilk giri&#351;imlerinin karars&#305;zl&#305;k, zaaf ve zavall&#305;l&#305;&#287;&#305;n&#305; ac&#305;mak-s&#305;z&#305;n didik didik ederler... kendi ama&#231;lar&#305;n&#305;n muazzam sonsuzlu&#287;u kar&#351;&#305;s&#305;nda her t&#252;rl&#252; geri &#231;ekili&#351;i art&#305;k olanaks&#305;z k&#305;l&#305;ncaya kadar her seferinde yeniden gerilerler ve sonunda bizzat ko&#351;ullar kendilerine hayk&#305;r&#305;r: 'Hic Rhodus, hic salta!'"

Marx'&#305;n burada yapt&#305;&#287;&#305; d&#246;k&#252;m&#252;n yaln&#305;zca 1848 Devrimleri'nin bir genel muhasebesiyle ili&#351;kili olmad&#305;&#287;&#305;n&#305;; "kendisini ele&#351;tiren devrim" metaforu ile kastedilenin, asl&#305;nda, Engels'le birlikte kendisinin, 1848 Devrimleri'nin gidi&#351;at ve sonucuna ili&#351;kin &#246;ng&#246;r&#252;leriyle, bu devrim s&#252;reci i&#231;indeki pratiklerinin bir ele&#351;tirisi oldu&#287;unu d&#252;&#351;&#252;nmek m&#252;mk&#252;n g&#246;r&#252;n&#252;yor.


&#214;rne&#287;in, "&#246;l&#252; ku&#351;aklar&#305;n b&#252;t&#252;n gelene&#287;inin olanca a&#287;&#305;rl&#305;&#287;&#305;yla ya&#351;ayanlar&#305;n zihinleri &#252;zerine &#231;&#246;kmesi"nin, yaln&#305;zca, Paris'te, Viyana'da, Berlin'de ayaklanan kitlelerin 1789 ve 1830'da oldu&#287;u gibi, ba&#351;lar&#305;nda burjuvazilerilyle bir devrim yapabileceklerine dair hayallerinin edebi bir anlat&#305;m&#305; oldu&#287;unu d&#252;&#351;&#252;nmekle yetinilebilir mi? Bu g&#246;zlemin, en az bu kitlelerin hayalleri kadar, Marx ve Engelsin 1848 Devrimleri'nin gidi&#351;at&#305;n&#305;n her evresinde y&#305;k&#305;ma u&#287;rat&#305;lan beklentileri i&#231;in de do&#287;ru oldu&#287;unu, Engels'in kendisi, Marx'&#305;n "Fransa'da S&#305;n&#305;f M&#252;cadeleleri'ne 1895'te yazd&#305;&#287;&#305;, "Giri&#351;"te &#351;&#246;yle dile getirmi&#351;ti: 

"&#350;ubat devrimi patlak verdi&#287;i zaman hepimiz, ko&#351;ullar&#305; ve devrimci hareketlerin gidi&#351;ini kavrama bak&#305;m&#305;ndan, ge&#231;mi&#351; tarihsel deneyimin, &#246;zellikle de Frans&#305;z deneyiminin b&#252;y&#252;l&#252; etkisi alt&#305;ndayd&#305;k. Genel alt&#252;st olu&#351; i&#351;areti bu sefer de, 1789'dan bu yana t&#252;m Avrupa'n&#305;n tarihine h&#252;kmetmi&#351; olan Fransa'dan gelmemi&#351; miydi? Bu y&#252;zden &#350;ubat 1848'de Paris'te ilan edilen 'toplumsal' devrimin, proletarya devriminin, nitelik ve gidi&#351;at&#305; hakk&#305;ndaki fikirlerimizin, 1789 ve 1830 modellerinin an&#305;lar&#305;n&#305;n damgas&#305;n&#305; ta&#351;&#305;mas&#305;, a&#351;ikar oldu&#287;u kadar ka&#231;&#305;n&#305;lmaz bir &#351;eydi de."

Ayn&#305; &#351;ekilde, "kendilerini ele&#351;tiren... ilk giri&#351;imlerinin karars&#305;zl&#305;k zaaf ve zavall&#305;l&#305;&#287;&#305;n&#305; ac&#305;maks&#305;z&#305;n didik didik edenler", herhalde, Engels'in, "hen&#252;z, zaferden sonra izlenecek yol hakk&#305;nda kesinlikle hi&#231;bir fikirleri bulunmad&#305;&#287;&#305;n&#305;]", "kendi ihtiya&#231;lar&#305;n&#305;n ne oldu&#287;unu idrak edeme[di&#287;ini], bunlar&#305; ancak belirsiz bir duygu halinde hissetti&#287;ini]&#8221; yazd&#305;&#287;&#305; (Fransa'da S&#305;n&#305;f M&#252;cadeleleri) Paris ve Berlin proletaryas&#305; olamazd&#305;. Bu ele&#351;tiri prati&#287;inin &#246;znesinin, Manifesto'da " hareket hatt&#305;n&#305;, ko&#351;ullar&#305;, ve proleter hareketinin nihai genel sonu&#231;lar&#305;n&#305; a&#231;&#305;k&#231;a kavrama &#252;st&#252;nl&#252;&#287;&#252;ne sahip" oldu&#287;unu yazd&#305;klar&#305; kom&#252;nistler, yani en ba&#351;ta Marx ve Engels oldu&#287;unu d&#252;&#351;&#252;nmek hem mant&#305;&#287;a hem tarihsel ger&#231;e&#287;e uygun d&#252;&#351;er.


1848 Devrimleri'nin bir genel bilan&#231;osu, Marx ve Engels'in faaliyetlerinin de&#287;erlendirilmesi bak&#305;m&#305;ndan paradoksal sonu&#231;lar verir. Kesin olan iki &#351;eyden s&#246;zedilebilir: Marx ve Engels, "proleter hareketinin nihai genel sonu&#231;lar&#305;n&#305;&#8221; ger&#231;ekten de herkesten iyi kavrad&#305;klar&#305;n&#305;, Manifesto'da kan&#305;tlam&#305;&#351;lard&#305;; ancak &#8220;1848 Devrimleri&#8221;, bunun pratikte do&#287;rulanmas&#305; i&#231;in pek fazla kan&#305;t sunmad&#305;, Manifesto'da &#246;ng&#246;r&#252;lenin tersine, kapitalizmin geli&#351;mesi 1848'den sonra daha da h&#305;zland&#305;. Manifesto'da sergilenen, kapitalist toplumun yerini bir devrimle kom&#252;nist topluma b&#305;rakmas&#305;n&#305;n diyalekti&#287;i, 1848 Devrimleri&#8217;nden sonra da, hen&#252;z sadece bir teorik hakikatti. Kapitalizm, y&#305;k&#305;laca&#287;&#305;na dair hi&#231;bir pratik i&#351;aret vermi&#351; de&#287;ildi. Almanya ve Polonya'daki devrimin "hareket hatt&#305;n&#305; ve ko&#351;ullar&#305;"n&#305; ise, do&#287;ru tespit edememi&#351;lerdi. 1848 Devrimi, Engels'in deyi&#351;iyle "onlar&#305; ve onlar gibi d&#252;&#351;&#252;nenleri" haks&#305;z &#231;&#305;kard&#305;.


Manifesto'dan, Talepler'e
 "Proleter hareketinin nihai genel sonu&#231;lar&#305;"na ili&#351;kin g&#246;r&#252;&#351;, Kom&#252;nist Parti Manifestosu'nda dile getirilmi&#351;ti. "Avrupa'da bir hayalet kol geziyor, kom&#252;nizm hayaleti", c&#252;mlesiyle ba&#351;layan, ba&#351;l&#305;ca d&#246;rt b&#246;l&#252;mden olu&#351;an bu metnin "Burjuvalar ve Proleterler" ba&#351;l&#305;&#287;&#305;n&#305; ta&#351;&#305;yan birinci b&#246;l&#252;m&#252;, maddeci tarih anlay&#305;&#351;&#305;n&#305;n bak&#305;&#351; a&#231;&#305;s&#305;yla d&#252;nya tarihi &#252;zerinde h&#305;zla g&#246;z gezdirdikten sonra, kapitalizmin geli&#351;mesinin, bug&#252;n de parlakl&#305;k ve canl&#305;l&#305;&#287;&#305;n&#305; koruyan, edebi bak&#305;mdan son derece g&#252;zel bir anlat&#305;m&#305;n&#305; verir. Proleterler ve burjuvalar aras&#305;ndaki s&#305;n&#305;f m&#252;cadelesinin do&#287;as&#305;n&#305;, i&#351;&#231;i s&#305;n&#305;f&#305;n&#305; bir devrime g&#246;t&#252;ren "tahamm&#252;l edilmez" ko&#351;ullar&#305; a&#231;&#305;klar.


"Proleterler ve Kom&#252;nistler" ba&#351;l&#305;&#287;&#305;n&#305; ta&#351;&#305;yan ikinci b&#246;l&#252;m, kom&#252;nistlerin, devlet, toplum, aile, m&#252;lkiyet, toplumsal ili&#351;kiler hakk&#305;ndaki d&#252;&#351;&#252;ncelerini a&#231;&#305;klar ve devrimle egemen s&#305;n&#305;f konumuna s&#305;&#231;rayacak olan proletaryan&#305;n burjuvaziyi m&#252;lks&#252;zle&#351;tirerek, &#252;retim tarz&#305;nda bir devrim meydana getirmesinin program&#305;n&#305;, bir sosyalist program&#305; ortaya koyar.


"Sosyalist ve Kom&#252;nist Literat&#252;r" ba&#351;l&#305;&#287;&#305;n&#305; ta&#351;&#305;yan &#252;&#231;&#252;nc&#252; b&#246;l&#252;m, Avrupa &#252;lkelerinde ya&#351;amakta olan &#231;e&#351;itli sosyalist e&#287;ilimlerin kar&#351;&#305;l&#305;kl&#305; ili&#351;kilerini; proleter sosyalizmi ile, k&#252;&#231;&#252;k burjuva, burjuva, gerici ve &#252;topyac&#305; sosyalist hareketler aras&#305;ndaki kar&#351;&#305;tl&#305;klar&#305; dile getirir.


"Kom&#252;nistlerin Varolan &#199;e&#351;itli Muhalefet Partileri Kar&#351;&#305;s&#305;ndaki Durumu" ba&#351;l&#305;kl&#305; d&#246;rd&#252;nc&#252; b&#246;l&#252;mde de, kom&#252;nistlerin &#246;teki i&#351;&#231;i s&#305;n&#305;f&#305; partileriyle olan ili&#351;kilerini ve devrimin arefesinde &#246;z&#252; demokratlarla ittifak olan, takti&#287;ini form&#252;le eder.


Marx, 1848 Devrimleri'nden &#231;&#305;karken, Manifestonun d&#246;rd&#252;nc&#252; b&#246;l&#252;m&#252;n&#252;, askeri diktat&#246;rl&#252;klerin darbeleriyle &#231;&#246;kertilen parlamentolar&#305;n y&#305;k&#305;nt&#305;lar&#305; alt&#305;nda b&#305;rakacak, ama hen&#252;z bir nebula halindeki siyasal kavramlar donan&#305;m&#305;n&#305; da bu darbeler alt&#305;nda bi&#231;imlendirecekti.


Manifesto'nun ilk &#252;&#231; b&#246;l&#252;m&#252;n&#252; yazarken, Marx ve Engels'in zihinlerinin gerisinde kapitalizmin en geli&#351;mi&#351; bi&#231;imlerini bar&#305;nd&#305;ran &#304;ngiltere vard&#305;. Sonuncu b&#246;l&#252;m&#252; yazarlarken de geri, feodal-b&#252;rokratik bir rejim alt&#305;nda ya&#351;ayan Almanya'y&#305; bir an olsun ak&#305;llar&#305;ndan &#231;&#305;karmam&#305;&#351; olduklar&#305; s&#246;ylenebilir. B&#252;t&#252;n &#252;lkeleri bir devrimci kayna&#351;ma haline sokan Avrupa devrimi i&#231;inde, gene de do&#287;rudan eyleme giri&#351;ebilecekleri tek &#252;lkenin Almanya'dan ba&#351;kas&#305; olamayaca&#287;&#305; d&#252;&#351;&#252;n&#252;l&#252;rse, Manifesto'nun kurgusundaki bu asimetriyi anlamak kolayla&#351;&#305;r. 

Kom&#252;nist Partisi'nin Almanya'daki Talepleri
Kom&#252;nist Manifesfo'nun taktik plan&#305;n&#305;n ayr&#305;nt&#305;l&#305; bir reprod&#252;ksiyonu olan "Talepler" metni, Marx ve Engels'in Almanya'da yakla&#351;makta olan devrimin karakteri hakk&#305;ndaki g&#246;r&#252;&#351;lerinin temel belgesidir. Bu taktik plan, bir burjuva devriminde proletaryan&#305;n en u&#231; muhalefet partisi olarak kapitalizm &#231;er&#231;evesindeki taleplerinin bir form&#252;lasyonunu i&#231;erir. "Talepler"in en &#231;arp&#305;c&#305; y&#246;n&#252;, Manifesto'da bir burjuva devrimini, proleter devrimine ba&#287;layacak halka olarak kaydedilen "m&#252;lkiyet sorunu"-nun herhangi bir bi&#231;imde dile gelmemi&#351; olmas&#305;d&#305;r. Manifesto da kom&#252;nistlerin devrimci demokratik hareketler i&#231;inde "o andaki geli&#351;me derecesi ne olursa olsun ba&#351;l&#305;ca sorun olarak m&#252;lkiyet sorununu &#246;ne &#231;&#305;karmalar&#305;"n&#305;n gereklili&#287;i &#246;zellikle vurgulanm&#305;&#351; oldu&#287;u halde, "Talepler"de hi&#231;bir bi&#231;imde bireysel &#246;zel m&#252;lkiyet ile toplumsal m&#252;lkiyet aras&#305;ndaki &#231;at&#305;&#351;man&#305;n s&#246;z&#252;n&#252;n edilmedi&#287;i g&#246;r&#252;l&#252;r. &#214;ne &#231;&#305;kart&#305;lan sorun, Almanya'n&#305;n bir demokratik cumhuriyet alt&#305;nda birle&#351;tirilmesi ve feodal ili&#351;kilere son verilmesidir.


B&#252;t&#252;n bunlar, Marx'&#305;n Hegel'in Hukuk Felsefesinin Ele&#351;tirisine Katk&#305;ya Giri&#351;'te yazd&#305;klar&#305;yla kar&#351;&#305;la&#351;t&#305;r&#305;lacak olursa daha da &#231;arp&#305;c&#305; hale gelir. Marx, bu metninde, Almanya i&#231;in hi&#231;bir burjuva kurtulu&#351; program&#305; olamayaca&#287;&#305;n&#305; &#351;&#246;yle kaydetmi&#351;ti: 

"Almanya i&#231;in bir &#252;topyac&#305; d&#252;&#351; olan &#351;ey, radikal devrim, insan&#305;n genel kurtulu&#351;u de&#287;il, k&#305;smi, s&#305;rf siyasal bir devrim, yap&#305;n&#305;n temellerini ayakta b&#305;rakan bir devrimdir. (...) k&#305;smi bir kurtulu&#351; (...) sivil toplumun bir kesiminin kendisini kurtararak genel egemenli&#287;e ula&#351;mas&#305;d&#305;r. (...) Ama Almanya'da hi&#231;bir s&#305;n&#305;f, onu toplumun y&#305;k&#305;c&#305; temsilcisi yapacak c&#252;ret, kararl&#305;l&#305;k ve ac&#305;mas&#305;zl&#305;&#287;a sahip de&#287;ildir... Almanya sonuna kadar giden bir devrim yapmad&#305;k&#231;a, devrim yapm&#305;&#351; olamaz. Almanya'da Orta&#231;a&#287;'dan kurtulu&#351; Orta&#231;a&#287; &#252;zerindeki k&#305;smi zaferlerden de kurtulu&#351;la m&#252;mk&#252;nd&#252;r."

Oysa "Talepler"de k&#305;smi kurtulu&#351;'un, yani burjuva devriminin, nihai kurtulu&#351;'un, yani proleter devriminin &#246;n &#351;art&#305; halinde ele al&#305;nd&#305;&#287;&#305; g&#246;r&#252;l&#252;r.


B&#252;t&#252;n bunlara kar&#351;&#305;l&#305;k, &#231;eli&#351;ik gibi g&#246;r&#252;nen bu belirlemeler aras&#305;nda bir i&#231; ba&#287;lant&#305;n&#305;n bulundu&#287;unu s&#246;ylemek m&#252;mk&#252;n. &#220;zerinde durulmas&#305; gereken birinci nokta, tarihsel tecr&#252;beyle ilgilidir. Bir proleter devriminin imk&#226;nlar&#305; &#252;zerindeki b&#252;t&#252;n teorik spek&#252;lasyonlara ra&#287;men, 1848 Devrimleri patlak verene kadar d&#252;nya tarihinde ba&#287;&#305;ms&#305;z bir proleter devrimi ger&#231;ekle&#351;mi&#351; de&#287;ildi ve Engels'in yukar&#305;da at&#305;fta bulunulan pasaj&#305;nda dile getirildi&#287;i gibi, elde bulunan yegane model, burjuva devrimlerine ili&#351;kindi. 


Bu tecr&#252;beye dayal&#305; varsay&#305;m &#351;uydu: Bu az&#305;nl&#305;k devrimleri, mant&#305;ki sonu&#231;lar&#305;na ula&#351;mak i&#231;in hamle yapt&#305;klar&#305;nda bir tutucu ve bir radikal kanada b&#246;l&#252;n&#252;rler; radikal kanat, son bir &#231;&#305;rp&#305;n&#305;&#351;la, y&#252;z&#252;n&#252; pleblere d&#246;ner, onlar&#305;n taleplerinin s&#246;zc&#252;s&#252; haline gelerek yeni g&#252;&#231;ler derlemeye &#231;al&#305;&#351;&#305;rd&#305;. &#304;lk tarihsel eylemi, mutlakiyet&#231;i rejimleri devirmek olan ve bu y&#252;zden burjuvaziyi siyasal sahnenin merkezine do&#287;ru s&#252;r&#252;klemesi beklenen 1848 Devrimlerinde de, devrim mekanizmas&#305; ayn&#305; &#351;ekilde &#231;al&#305;&#351;acak olursa, burjuva kamp&#305; eski d&#252;zenle &#231;at&#305;&#351;mas&#305; s&#305;ras&#305;nda bu &#351;ekilde b&#246;l&#252;nd&#252;&#287;&#252;nde, Almanya'da 17. y&#252;zy&#305;l &#304;ngilteresi'ne ve 18. y&#252;zy&#305;l Fransas&#305;'na g&#246;re &#231;ok daha geli&#351;mi&#351; olan proletarya, "Avrupa uygarl&#305;&#287;&#305;n&#305;n &#231;ok daha ileri ko&#351;ullar&#305;nda", k&#252;&#231;&#252;k burjuvazi ve k&#246;yl&#252;lerin ba&#351;&#305;na ge&#231;erek radikal kanada d&#252;&#351;en rol&#252; oynayabilirdi. Sonu&#231; olarak, yeni imk&#226;nlar ancak eski model i&#231;inde tasarlanabiliyordu. Yeni bir model, ancak yeni bir tecr&#252;beden &#231;&#305;kabilirdi. Bunun i&#231;in ise, proletaryan&#305;n ba&#287;&#305;ms&#305;z eylemiyle tarih sahnesinde yerini almas&#305; gerekliydi. Dolay&#305;s&#305;yla, modelin zaaf&#305;n&#305;n mant&#305;ksal de&#287;il, tarihsel oldu&#287;u s&#246;ylenebilir. 


&#304;kinci nokta, kapitalizmin e&#351;itsiz geli&#351;mesinden do&#287;an kendine &#246;zg&#252; &#246;zelliklerdir. Almanya, uluslaras&#305; ticaretten beslenen bir ticaret burjuvazisi ve mali burjuvaziye sahip olmad&#305;&#287;&#305; halde, &#246;zellikle Ren ve Saksonya b&#246;lgelerinde yeni mekanize sanayi teknolojisi temeli &#252;zerinde bir sanayi burjuvazisi geli&#351;mi&#351;ti. Proletaryan&#305;n, Marx'&#305;n tabiriyle "doksan dokuz par&#231;aya b&#246;l&#252;nm&#252;&#351;" olan Almanya'da merkez&#238; bir g&#252;&#231; haline gelebilmesi ve ulusal &#246;l&#231;ekte bir n&#252;fuz edinebilmesi i&#231;in ihtiya&#231; duydu&#287;u her &#351;ey, bu sanayi burjuvazisinin feodal rejime kar&#351;&#305; talepleriyle b&#252;t&#252;n&#252;yle &#246;rt&#252;&#351;&#252;yordu. Proletaryan&#305;n ger&#231;ek bir toplumsal g&#252;&#231; olu&#351;turabilmesi, sanayinin geli&#351;mesini, sanayinin geli&#351;mesi ise monar&#351;ik rejimin par&#231;alanmas&#305;n&#305; gerektiriyordu.


1848 Devrimleri'nin gidi&#351;at&#305;, Marx ve Engels'in bu varsay&#305;mlara dayal&#305; taktik &#231;izgilerini sonu&#231;suz b&#305;rakt&#305;. Fransa'daki Haziran Ayaklanmas&#305;, Avrupa tarihinde ilk kez bir proleter devriminin pratik bir imk&#226;n haline geldi&#287;ini g&#246;sterir g&#246;stermez, Alman burjuvazisinin proletaryadan duydu&#287;u i&#231;g&#252;d&#252;sel korku, dolays&#305;z bir siyasal davran&#305;&#351;&#305; geli&#351;tirdi. Daha en ba&#351;tan monar&#351;i ile uzla&#351;ma kap&#305;lar&#305;n&#305; a&#231;&#305;k tutmay&#305; benimsemi&#351; olan Alman burjuvazisi, kendisini gericili&#287;in, militarizmin ve despotlu&#287;un kollar&#305;na att&#305;. Neue Rheinische Zeitung'da Aral&#305;k 1848 de yay&#305;nlanan Marx'&#305;n &#351;u sat&#305;rlar&#305;, eski takti&#287;in sonunun geldi&#287;inin de ilan&#305;yd&#305;.: 

"Prusya burjuvazisi, eski toplumun temsilcileri olan monar&#351;i ve soylular kar&#351;&#305;s&#305;nda b&#252;t&#252;n modern toplumu temsil eden 1789'un Frans&#305;z burjuvazisine benzemiyordu. Bir t&#252;r z&#252;mre konumuna d&#252;&#351;m&#252;&#351;...daha en ba&#351;tan halka kar&#351;&#305; ihanete meyletmi&#351;ti...&#231;&#252;nk&#252; kendisi zaten eski topluma ait bulunuyordu." 

Devrimin bundan sonraki hikayesi biliniyor. &#214;nce Fransa'da, ard&#305;ndan Almanya, Avusturya, Macaristan ve her yerde her milletin "pa&#351;alar&#305;", k&#305;l&#305;&#231;lar&#305;n&#305; burjuvazinin emrine verdiler, bir proleter devrimi korkusuyla titremekten kurtard&#305;klar&#305; burjuvalar da "k&#305;l&#305;&#231; hakk&#305;" olarak onlara burjuva toplumunun yekpare siyasal egemenli&#287;ini kullanma hakk&#305;n&#305; ba&#287;&#305;&#351;lad&#305;lar. B&#252;t&#252;n Avrupa ba&#351;kentleri proleterlerin kan&#305;yla y&#305;kand&#305;. 

S&#252;rekli devrim ve proletarya diktat&#246;rl&#252;&#287;&#252;
Modern toplumun iki s&#305;n&#305;f&#305;n&#305;n b&#252;t&#252;n ulusu iki kampa b&#246;lerek birbirlerine kar&#351;&#305; giri&#351;tikleri ilk &#231;at&#305;&#351;ma olan 1848 Devrimleri, yeni bir maddi tecr&#252;be miras&#305; olu&#351;turdu. Marx ve Engels'in bu tecr&#252;benin &#252;zerinden daha bir y&#305;l ge&#231;meden inan&#305;lmaz bir zeka k&#305;vrakl&#305;&#287;&#305; ile &#231;&#305;kartt&#305;klar&#305; sonu&#231;lar, proleter devrimlerinin daha sonraki geli&#351;me yollar&#305;n&#305;n&#305;n perspektif ve takti&#287;ini Manifesto'nun nihai genel sonu&#231;lar&#305;na ekledi. Bu teorik faaliyetin iki &#252;r&#252;n&#252;, -s&#252;rekli devrim ve proletarya diktat&#246;rl&#252;&#287;&#252;- proleter devrimin politik cephaneli&#287;inin ba&#351;l&#305;ca iki kavram&#305; olarak teorinin ve sosyalist hareketin geli&#351;imi bak&#305;m&#305;ndan b&#252;y&#252;k &#246;nem ta&#351;&#305;d&#305;lar. Sosyalist hareketin tarihinde u&#287;rad&#305;&#287;&#305; her b&#246;l&#252;nme, bu iki kavram&#305;n &#231;evresinde bir teorik tart&#305;&#351;ma k&#252;lliyat&#305;n&#305;n birikmesine yol a&#231;t&#305;.

S&#252;rekli devrim takti&#287;i, &#246;nceki taktik &#231;izgiden, burjuvaziye hi&#231;bir devrimci rol atfetmemesiyle, &#246;te yandan, eski rejim kar&#351;&#305;s&#305;nda anl&#305;k olarak devrimci roller oynayabilecekleri varsay&#305;lan s&#305;n&#305;flarla kesin bir &#246;rg&#252;tsel ayr&#305;m &#246;ng&#246;rmesiyle ve "b&#252;t&#252;n az ya da &#231;ok m&#252;lk sahibi olan s&#305;n&#305;flar&#305;n egemenlik mevkiiinden uzakla&#351;t&#305;r&#305;lmalar&#305;na, proletaryan&#305;n devlet iktidar&#305;n&#305; fethetmesine kadar devrimi s&#252;rekli k&#305;lmak" g&#246;revini g&#252;ndeme getirmi&#351; olmas&#305;yla ay&#305;rdedilir. Marx, b&#252;t&#252;n Alman Devrimi boyunca Kom&#252;nistler Birli&#287;i'nin "Talepleri" i&#231;inde ifade edilmi&#351; olmayan &#351;eyi, Mart 1850 de Merkez Komitesi'nin Tebli&#287;i'nde s&#252;rekli devrim takti&#287;inin hedefi k&#305;lar: 

"Bizim i&#231;in mesele, &#246;zel m&#252;lkiyetin &#351;ekil de&#287;i&#351;tirmesi de&#287;il, yokedilmesi; s&#305;n&#305;f uzla&#351;mazl&#305;klar&#305;n&#305;n yumu&#351;at&#305;lmas&#305; de&#287;il, s&#305;n&#305;flar&#305;n ortadan kald&#305;r&#305;lmas&#305;; varolan toplumun iyile&#351;tirilmesi de&#287;il, yeni bir toplumun kurulmas&#305; olabilir ancak".

S&#252;rekli devrim takti&#287;i, h&#226;l&#226;, burjuva toplumun genel &#231;er&#231;evesi i&#231;inde kalabilecek b&#252;t&#252;n devrimci talepler ger&#231;ekle&#351;meksizin proleterlerin ger&#231;ek kurtulu&#351; yoluna giremeyeceklerini &#246;ng&#246;rmekle birlikte, Alman Devrimi'nin tecr&#252;besinden &#231;&#305;kan en &#246;nemli sonu&#231;lardan biri olarak proletaryan&#305;n bu devrimde burjuva kurumlar&#305;n yan&#305;s&#305;ra, bir hareket &#252;ss&#252; ve &#304;kinci bir iktidar merkezi olarak yerel egemenlik organlar&#305; olu&#351;turmalar&#305;n&#305; &#246;ng&#246;r&#252;r ve modern proleter devrimin &#246;rg&#252;tlenmesi i&#231;in de yepyeni bir ger&#231;ekle&#351;me modeli sunar.

Marx, 1848 Devrimleri'nin sonu&#231;lar&#305;n&#305; Fransa'da izlerken s&#252;rekli devrim kavram&#305;n&#305;, yaln&#305;zca gecikmi&#351; burjuva devrimlerinin s&#305;n&#305;f mevzilendirilmesine ili&#351;kin bir problematik i&#231;inde g&#246;rmedi&#287;inin bir a&#231;&#305;klamas&#305;n&#305; da vermi&#351; olur. Marx, ilk kez 1848 Devrimleri'nde kendisini fiilen &#246;teki sosyalizmlerden ayr&#305;&#351;t&#305;ran proleter sosyalizminin, tarihsel tecr&#252;benin belirledi&#287;i niteliklerini Fransa'da S&#305;n&#305;f M&#252;cadeleleri'nde s&#305;ralarken &#351;&#246;yle der: 

"Bu sosyalizm, genel olarak s&#305;n&#305;f farkl&#305;l&#305;klar&#305;n&#305;n; bu s&#305;n&#305;f farkl&#305;l&#305;klar&#305;n&#305;n dayand&#305;klar&#305; b&#252;t&#252;n &#252;retim ili&#351;kilerinin; bu &#252;retim ili&#351;kilerine tekab&#252;l eden b&#252;t&#252;n toplumsal m&#252;nasebetlerin ortadan kald&#305;r&#305;lmas&#305;na; bu toplumsal m&#252;nasebetlerden &#231;&#305;kan b&#252;t&#252;n d&#252;&#351;&#252;ncelerin ala&#351;a&#287;&#305; edilmesine varana kadar devrimin s&#252;reklili&#287;inin ilan&#305;d&#305;r ve, zorunlu bir ge&#231;i&#351; u&#287;ra&#287;&#305; olarak proletaryan&#305;n s&#305;n&#305;f diktat&#246;rl&#252;&#287;&#252;d&#252;r.''

B&#246;ylece, Manifesto'da "egemen s&#305;n&#305;f olarak &#246;rg&#252;tlenmi&#351; proletarya" form&#252;lasyonuyla, hen&#252;z bu &#246;rg&#252;tlenmenin somut bi&#231;imlerinin tecr&#252;beye dayal&#305; bilgisi ortada bulunmaks&#305;z&#305;n belirlenmi&#351; olan iktidar u&#287;ra&#287;&#305; da tarihsel form&#252;l&#252;ne kavu&#351;ur. B&#246;ylelikle, sanki bir kere daha 1844'te, Hegel ele&#351;tirisi s&#305;ras&#305;nda elde edilmi&#351; olan teorik pozisyona geri d&#246;n&#252;lm&#252;&#351; gibidir; bir kere daha Almanya'da "genel kurtulu&#351;, herhangi bir k&#305;smi kurtulu&#351;un sine qua non'u" olarak ilan edilmektedir. Ancak aradaki pratik momentin zengin bilgisinin yaratt&#305;&#287;&#305; muazzam fark g&#246;z&#246;n&#252;nde tutuldu&#287;unda, bunun eski saf teorik pozisyonlara &#231;ekili&#351; olmay&#305;p o teorik konumun sa&#287;lad&#305;&#287;&#305; dayanakla tecr&#252;benin zihinde yeniden &#252;retilmesi ve b&#246;ylelikle ileriye do&#287;ru at&#305;lan bir ad&#305;m oldu&#287;u anla&#351;&#305;l&#305;r. Marx'in, "yerine getirilmi&#351; gibi g&#246;r&#252;nene geri d&#246;nmek"le kast etti&#287;inin bu oldu&#287;u d&#252;&#351;&#252;n&#252;lebilir.


"Ele&#351;tiri silah&#305;", teorik bir imk&#226;n olarak bir proleter devriminin bilgisini sa&#287;lam&#305;&#351;t&#305;, "silahlar&#305;n ele&#351;tirisi" ise imk&#226;n&#305;n ger&#231;e&#287;e d&#246;n&#252;&#351;me momentinin bilgisinin teoriye kazan&#305;lmas&#305;n&#305; m&#252;mk&#252;n k&#305;ld&#305;. B&#246;ylece modern sosyalizm, maddeci tarih anlay&#305;&#351;&#305;yla geli&#351;tirilmi&#351; siyasal donan&#305;m&#305;n&#305;n en elemanter unsurlar&#305;n&#305; t&#305;pk&#305; kendi bilgisini olu&#351;tururken oldu&#287;u gibi ak&#305;ldan de&#287;il, tarihten &#231;&#305;kartt&#305;. 1848 Devrimleri, teoride spek&#252;latif olan her &#351;eyi topra&#287;a g&#246;merken, dolays&#305;z tecr&#252;beyi teori kat&#305;na &#231;&#305;karman&#305;n tarihsel imk&#226;n&#305;n&#305; sundu.


Marx ve Engels'in 1848 Devrimleri'nin ger&#231;ekle&#351;mesine ili&#351;kin yan&#305;lg&#305;lar&#305; bir bak&#305;ma teorinin do&#287;rulu&#287;unun kan&#305;tlar&#305; olarak da kabul edilebilir. Marx , "Feuerbach &#220;zerine Tezler"inin 2.'sinde " ...insan, hakikati, yani d&#252;&#351;&#252;ncesinin ger&#231;ekli&#287;ini ve g&#252;c&#252;n&#252;, bu yanl&#305;l&#305;&#287;&#305;n&#305; (Diesseitigkeit) pratikte kan&#305;tlamal&#305;d&#305;r", demi&#351;ti. Ancak bir devrim, Marx'&#305;n devrimin taktik an&#305;na ili&#351;kin g&#246;r&#252;&#351;lerinin hakikatle ilgisini kurabilirdi. Marx ve Engels, tutarl&#305; maddeciler olarak, Almanya'da devrim prati&#287;inin do&#287;rulamad&#305;&#287;&#305; d&#252;&#351;&#252;ncelerini bir yana b&#305;rakmakta duraksamad&#305;lar. Ayn&#305; &#351;ekilde, "silahlar&#305;n ele&#351;tirisi'nin ula&#351;t&#305;&#287;&#305; b&#252;t&#252;n sonu&#231;lar&#305; da teoriye dahil ederek 1848'den &#231;&#305;kt&#305;klar&#305;nda, modern sosyalizm, devrimin bilgisi ve kavramsal ara&#231;lar&#305;yla donanm&#305;&#351; bulunuyordu. Modern sosyalizmin sonraki b&#252;t&#252;n tarihi, bu bilginin b&#252;t&#252;n &#252;lkelerin i&#351;&#231;ileri taraf&#305;ndan m&#252;lk edinilmesi i&#231;in her somut durumda yeniden uygulanmas&#305;n&#305;n tarihi oldu. Her seferinde &#246;&#287;renilen, teorinin bir&#231;ok de&#287;i&#351;keni i&#231;ermekle birlikte bir sabit unsurunun da bulundu&#287;udur- her devrimin bilgisi ancak o devrimin kendisinden elde edilebilir.
</description>
      <pubDate>Thu, 21 Feb 2008 16:34:25 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1168588-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>mumkokusu</author>
      <link>http://mumkokusu.sosyomat.com/blog/1168588</link>
    </item>
    <item>
      <title>Say&#305;n Davasever Ba&#351;bakan</title>
      <description>Say&#305;n Davasever Ba&#351;bakan 

Perihan Ma&#287;den

Sal&#305; g&#252;n&#252; &#246;&#287;rendi&#287;im kadar&#305;yla CHP Genel Sekreteri &#214;nder Sav'a 30.000 YTL'lik, bana ise (ge&#231;en per&#351;embe &#231;&#305;kan 'Ba&#351;bakan peki i&#351;ini seviyor mu?' yaz&#305;m nedeniyle) 10.000 YTL'lik tazminat davas&#305; a&#231;m&#305;&#351;s&#305;n&#305;z. 
Birka&#231; g&#252;n &#246;nce, kapa&#287;&#305;na koydu&#287;u ele&#351;tirel (size g&#246;re hakaret&#226;miz olsa gerek) fotomontajlanm&#305;&#351; suretiniz nedeniyle Leman Dergisi'ne a&#231;t&#305;&#287;&#305;n&#305;z 20.000 YTL'lik davay&#305; da 'hesaba' katarsak, &#246;n&#252;m&#252;zdeki g&#252;nlerde mahkemelerimizi dava a&#231;ma iptilan&#305;zla me&#351;gul etmeye devam edeceksiniz. Tebrik ederim! 
Asla benim yaz&#305;lar&#305;m&#305; takip etti&#287;inizi, hatta a&#231;&#305;k s&#246;yleyeyim, bir kez dahi okumu&#351; oldu&#287;unuzu tahmin etmiyordum. Per&#351;embe g&#252;nk&#252; yaz&#305;m&#305; tantana&#351;manlar&#305;n&#305;z &#246;n&#252;n&#252;ze koymu&#351; olsa gerek. 
&#304;&#351; bu yaz&#305;m nazar&#305; dikkatinizi celp edebilecek mi, hatta m&#252;ptelal&#305;&#287;&#305;n&#305;z&#305; g&#246;z &#246;n&#252;ne al&#305;rsak, yeni bir tazminat davas&#305;na vesile olabilecek mi (yaz&#305;n&#305;n hen&#252;z ba&#351;&#305;nda oldu&#287;um i&#231;in de), bilemiyorum. 
Ama '&#304;yilik yap, denize at. Habil anlamazsa K&#226;bil anlar' laf&#305;n&#305;, i&#351;imde nerdeyse mottom yapm&#305;&#351; biri olarak, bu sat&#305;rlar&#305; K&#226;bil'e (hi&#231; de&#287;ilse) yazmaktan imtina edemiyorum. 
Y&#305;llar y&#305;llar &#246;nce okudu&#287;unuz 1 &#350;&#304;&#304;R Y&#220;Z&#220;NDEN hapis cezan&#305;z kesinle&#351;ti&#287;inde, yaz&#305; g&#252;n&#252;m olmad&#305;&#287;&#305; halde, Adalet mercilerimize y&#246;nelik zehir zemberek bir yaz&#305; kaleme alarak, panterler gibi sizi savunmu&#351;tum. Radikal'de. 
Bir ki&#351;inin (b&#305;rak&#305;n&#305;z: siyaset&#231;inin) bana tahamm&#252;lfersa gelen vurgularla da olsa, &#351;iir okudu diye, hapse g&#246;nderilmesi, ge&#231;iniz fikir h&#252;rriyetini/ifade &#246;zg&#252;rl&#252;&#287;&#252;n&#252;, demokratik bir &#252;lkenin DE'siyle DAH&#304; ba&#287;da&#351;m&#305;yordu. (Biz zira hep DE'sinde kald&#305;k demokrasinin.) 
Sizi, daha sonra kurdu&#287;unuz partinizi, y&#305;llarca ve y&#305;llarca &#231;e&#351;itli has nedenler, inan&#231;larla cansiperane savundum. B&#252;t&#252;n bunlar&#305; bir AHDE VEFA &#231;a&#287;r&#305;s&#305; olarak yazm&#305;yorum. Vefay&#305;; ancak e&#351;itlerimden, sevdiklerimden ve fikirda&#351;lar&#305;mdan beklerim. Zira. 
B&#252;t&#252;n bunlar&#305; kat etti&#287;imiz, ya da sizin &#305;srarla kat edemedi&#287;iniz yollar&#305;n alt&#305;n&#305; &#231;izebilmek ad&#305;na, yaz&#305;yorum. 
Zira, sanki okudu&#287;u &#351;iir y&#252;z&#252;nden (yani &#226;lenen bir d&#252;&#351;&#252;nce 'su&#231;u' y&#252;z&#252;nden) d&#246;rt ay hapis yatan siz de&#287;ildiniz! De&#287;ilsiniz! D&#252;&#351;&#252;nce 'su&#231;' de&#287;ildir, hi&#231;bir zaman olamaz da. 
Ama siz d&#252;&#351;&#252;ncenin su&#231; olmaktan &#231;&#305;kar&#305;lmas&#305; i&#231;in; 301'inden 318'ine, 277'den 288'e kadar hi&#231;bir maddenin, b&#305;rak&#305;n kald&#305;r&#305;lmas&#305;n&#305;, de&#287;i&#351;mesi i&#231;in bile m&#252;cadele vermediniz. 
B&#305;rak&#305;n m&#252;cadele vermeyi, partida&#351;lar&#305;n&#305;zla bir zahmet parmak dahi kald&#305;rmad&#305;n&#305;z. 
Son zamanlarda gizli (ya da apa&#231;&#305;k) orta&#287;&#305;n&#305;z yap&#305;p, ani ve nat&#252;rel geli&#351;melerle bir numaral&#305; rakibiniz 'konumuna' asans&#246;rledi&#287;iniz MHP'nin taban&#305;na dahi illa billa &#351;irin g&#246;r&#252;nebilmek kayg&#305;lar&#305; ad&#305;na ve daha pek &#231;ok &#231;&#305;kar, hesap, kitap y&#252;z&#252;nden sizin &#231;o&#287;unluk oldu&#287;unuz bir Meclis'te, engebesiz arazi olmay&#305;, becerebildiniz. 
Belki de ve muhtemelen, TERC&#304;H&#304;N&#304;Z bu y&#246;ndeydi. Baksan&#305;za, bizzat siz, hapiste yatarak ne bi&#231;im konumlara y&#252;kselmi&#351;, art arda ka&#231; se&#231;imden zafer kare k&#252;ple &#231;&#305;km&#305;&#351;, Mazlum'dan Zalim'e nas&#305;l &#351;iddetli ve s&#252;ratli bir ge&#231;i&#351; becermi&#351;tiniz. Bu ne &#351;iddet, ne s&#252;rat! ti. 
Bizler, d&#252;&#351;&#252;nce &#246;zg&#252;rl&#252;&#287;&#252;n&#252; alabildi&#287;ine k&#305;s&#305;tlayan, k&#305;san hatta kapatan maddelerden yarg&#305;lananlar da, NE VAR YAN&#304;, hapse d&#252;&#351;&#252;p yatabilirdik. Sizin kadar ultra fayda sa&#287;layamasak da, hedef haline getirilip de Dink gibi &#246;ld&#252;r&#252;lme talihsizli&#287;ine maruz kalmaz isek; e, bizler de b&#246;yle mazlumla&#351;abilirdik. 
Sizin ve partinizin Mazlum'dan Zalim'e, Yoksun'dan &#304;hale Ars&#305;z&#305;'na ge&#231;i&#351;ini izleye izleye, belki bizler de (kutsal kitaps&#305;z ve fakat haddinden fazla normal kitapl&#305;) zibidiler/enteller danteller vs. vs. olarak gerekli materyalist 'dersleri' &#231;&#305;kartarak, i&#351;imize (ve yaln&#305;zca 'i&#351;imize') bakabilirdik. 
Belki d&#252;&#351;&#252;nmeyi SU&#199; olmaktan &#231;&#305;kartacak hi&#231;bir madde konusunda (Avrupa Birli&#287;i'nin DE ter ter tepinmesine ra&#287;men) hi&#231;bir &#351;ey yapmayarak, bize b&#246;yle bir 'Nas&#305;l Oport&#252;nist Olunur/Kasalar Nas&#305;l Dolunur' dersi vermeyi &#252;mid etmi&#351;tiniz. &#304;yi niyetli bir Yol G&#246;steren'diniz. 
Zannetmiyorum: Siz zira, ziyadesiyle/hat&#305;r&#305;say&#305;l&#305;r'&#305;n &#246;tesinde/nerdeyse klinik &#246;l&#231;&#252;lerde benmerkezci bir &#351;ahsiyetsiniz. 
Size su i&#231;seniz yarar. Ne i&#231;seniz yarar, yar&#305;yor. Rastlant&#305; 
ve gereklilik bunu getirdi; Bu Na&#231;ar Topraklar'da konjonkt&#252;r feci &#351;ekilde sizden yana diye egonuz geni&#351;ledik&#231;e ilerledi, emperyalist bir ego'ya d&#246;n&#252;&#351;t&#252;. Korkar&#305;m, ki&#351;ili&#287;inizin b&#252;t&#252;n topraklar&#305;n&#305; i&#351;gal etti. 
Kendinizi: Kitabi 1 &#350;ahsiyet, yani sizin yeg&#226;ne kitab&#305;n&#305;z Kuran'dan bir kahraman kadar m&#252;him ve kutsal ve dokunulmaz g&#246;rme temay&#252;l&#252;n&#252;z&#252;n zirve yapt&#305;&#287;&#305;na dair, tahminlerim var. 
Ben Psikoloji mezunuyum. 
Ama diyelim Kar&#351;&#305;la&#351;t&#305;rmal&#305; Edebiyat diye bir b&#246;l&#252;m var. Kar&#351;&#305;la&#351;t&#305;rmal&#305; Psikoloji diye bir b&#246;l&#252;m yok ve fakat neden olmas&#305;n? Diyelim ben Kar&#351;&#305;la&#351;t&#305;rmal&#305; Psikoloji tutkunuyum. 
Hakikaten her zaman, her &#351;eyi kar&#351;&#305;la&#351;t&#305;r&#305;r&#305;m. Diyelim, bana a&#231;t&#305;&#287;&#305;n&#305;z BU manevi tazminat davas&#305; beni &#351;&#246;yle bir kar&#351;&#305;la&#351;t&#305;rma yapmaya sevk etti. 
G&#246;revlendirin elemanlar&#305;n&#305;z&#305;, ar&#351;ivlerde bakt&#305;r&#305;n. Bu sat&#305;rlar&#305;n yazar&#305; Denkta&#351; &#252;st&#252;ne, Baykal &#252;st&#252;ne, Ecevit &#252;st&#252;ne, Demirel &#252;st&#252;ne, Mesut Y&#305;lmaz &#252;st&#252;ne, Bah&#231;eli &#252;st&#252;ne inan&#305;lmaz a&#287;&#305;r laflar yazd&#305;. Bana kal&#305;rsa a&#287;&#305;r ve yo&#287;un ele&#351;tiri, size kal&#305;rsa (izafidir b&#246;yle kavramlar zira) hakaretin daniskas&#305; say&#305;lacak N&#304;CE N&#304;CE N&#304;CE (3 kere) laflar etti. 
Bu politikac&#305;lar&#305;n H&#304;&#199;B&#304;R&#304; ama hi&#231;biri beni mahkemeye vermedi. &#304;smail T&#252;r&#252;t verdi, 'Ozan' Arif verdi, Genelkurmay verdi, Ba&#351;savc&#305;l&#305;k verdi, 
Al&#305;ngan Hem&#351;ireler verdi; ama H&#304;&#199;B&#304;R T&#252;rk Siyaset&#231;isi, bu (anla&#351;&#305;lan) Sak&#305;ncal&#305; Yazar'&#305; mahkemeye vermedi. 
Burdan NE netice mi &#231;&#305;kart&#305;yorum? 
T&#252;m o siyaset&#231;ilerde demokrasi nosyonunun; fikir h&#252;rriyeti, d&#252;&#351;&#252;nce &#246;zg&#252;rl&#252;&#287;&#252; kavramlar&#305;n&#305;n &#231;ok daha geli&#351;mi&#351; oldu&#287;u, Hakiki Demokrasi'ye bir g&#252;n ge&#231;ecek isek, bunun pek m&#252;him oldu&#287;u sonucunu &#231;&#305;kart&#305;yorum. 
Bunun (mahkemeleme d&#252;&#351;k&#252;nl&#252;&#287;&#252;n&#252;z&#252;n yani) ister 'sembolik', ister '&#226;leni' m&#252;thi&#351; bir ehemmiyeti oldu&#287;u, kanaatini ta&#351;&#305;yorum. 
Bir de jest olarak: d&#252;&#351;&#252;k bir ihtimal ama, tazminat davan&#305;z&#305; kazan&#305;rsan&#305;z, mebla&#287;&#305; size bizzat kendi cebimden &#246;demeye karar vermi&#351; bulunuyorum. &#304;stisnai bir &#351;ekilde ben &#246;deyece&#287;im, patronum de&#287;il; K&#304; siz kazand&#305;&#287;&#305;n&#305;z (kazanabilirseniz) tazminat&#305;n kuru&#351; kuru&#351; benim cebimden &#231;&#305;kt&#305;&#287;&#305;n&#305; d&#252;&#351;&#252;nerek &#231;ok daha fazla keyiflenin. Ziyadesiyle zaferlenin. 
Ayr&#305;ca bizzat benim cebimden &#231;&#305;kan bu para, (gizli ajandam da bu i&#351;te) sizin her ay bast&#305;r&#305;p bast&#305;r&#305;p bir t&#252;rl&#252; da&#287;&#305;tamad&#305;&#287;&#305;n&#305;z 'Hakiki &#214;zzzz Demokrat' adl&#305; feci bo&#351;hayali derginize, KAPAK OLUR. 
Fena m&#305; olmu&#351; olur? 
Sayg&#305;n Ba&#351;bakan?

</description>
      <pubDate>Thu, 21 Feb 2008 13:58:49 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">1168252-blog@http://www.sosyomat.com/</guid>
      <author>mumkokusu</author>
      <link>http://mumkokusu.sosyomat.com/blog/1168252</link>
    </item>
  </channel>
</rss>
